Pazarlıkçılıkla bağımsızlıkçılık farklıdır…
Amerikan karşıtlığı moda oldu
1 Haziran 2007, Cuma

Son dönemde kritik görevlerde bulunan birçok yetkili, ABD’ye dönük eleştirel tutum almaya, hatta bu ülkeyle olan ilişkilerin gözden geçirilmesi gerektiğini açıkça ifade etmeye başladılar. Devlet kurumlarında ABD’den kopuşu savunan samimi kişiler olmakla birlikte, şu anda Türkiye Cumhuriyeti devletinin ABD ile ilişkilerdeki tavrı cesur bir bağımsızlıkçı çizgi değil, pazarlıkçı bir tutum olarak görülmelidir.

PAZARLIKÇILIĞIN NEDENLERİ

  1. Devlet, Amerika Birleşik Devletleri’nin PKK olgusunu Türkiye üzerinde baskı kurmak için kullandığını düşünüyor ve Washington yönetimini bundan vazgeçirmeye çalışıyor.
  2. Irak’ta giderek şekillenen Kürt devleti, ABD açısından yeni bir sadık müttefik anlamına geliyor. Türkiye’nin yönetici sınıfı ise ABD ile ilişkilerde bu yeni rakipten rahatsız. ABD’ye “Kürt devletine önem ve değer verirsen beni kaybedersin” mesajı veriliyor.
  3. Türkiye’de devlet ABD’nin özellikle 2001’den sonra müttefiklerine karşı  hoyrat davranmasına alışamadı. Ankara, her fırsatta bu tavırdan rahatsızlık duyduğunu, ABD’nin Türkiye’yi çok fazla hırpalamasından hoşnutsuz olduğunu hissettiriyor.
  4. Türkiye ABD’nin bölgesel operasyonlara katılımı sağlamak amacıyla kurduğu baskıyı hafifletmek için eleştirilerin dozunu artırıyor. Ankara’da bu operasyonlara mümkün olduğunca düşük maliyet ve riskle ortak olma eğilimi var.
  5. ABD’nin AKP’ye hâlâ destek vermesi devletin bazı kesimlerinde rahatsızlık yaratmış durumda. Amerikan karşıtlığının önemli bir nedeninin bu olduğu askeri çevrelerde rahatlıkla dile getiriliyor.
  6. Devlet ABD’nin ılımlı islam projesini terk ederek, laik-milliyetçi bir Türkiye ile stratejik ortak olmasından yana.
  7. Yönetici sınıflar, son dönemde halkın ABD’ye dönük tepkileri nedeniyle Amerikancı gözükmekten özellikle çekiniyorlar.

 

VE GERÇEKLER…    

  1. Türkiye bir NATO ülkesidir. TSK NATO’yla işbirliğini sürekli geliştirmekte, NATO’nun genişlemesine yardımcı olmaktadır. NATO esas itibariyle ABD emperyalizminin bir aygıtıdır.
  2. Türkiye’de devlet birçok konuda ABD’nin desteğiyle ayakta kalmaktadır. Avrupa Birliği ile ilişkiler ve Kıbrıs’ta Washington’un yardımları olmaksızın Türkiye’nin büyük güçlükler çekeceği açıktır.
  3. Türkiye ekonomisi büyük ölçüde Avrupa’ya bağımlıdır. Ancak ABD’nin Türkiye ekonomisini ayakta tutmak konusunda stratejik bir önemi bulunmaktadır. Kapitalist bir düzenden yana olan hiçbir iktidar ABD’yle ilişkileri bozmayı göze alamaz.
  4. Türkiye’de başta ordu olmak üzere, devletin en kapsamlı ilişkiler geliştirdiği ülke, ABD’nin Ortadoğu’daki yakın müttefiki İsrail’dir. Üst düzey yetkililerden kimse İsrail’i sorgulamamakta, bu ülkeye laf söyletmemektedir.
  5. Türkiye, zaman zaman yerli silah sanayine vurgu yapsa da, büyük ölçüde ABD silah sistemlerine bağımlıdır ve bu bağımlılığı ortadan kaldıracak ciddi hiçbir proje yoktur.
  6. Türkiye, ABD saldırganlığının kılıfı olan “terörle mücadele” kavramına bütünüyle bağımlıdır ve bu kavram etrafında bütün emperyalist ülkelerle işbirliği yapmaktadır.
  7. Türkiye’de devlet yöneticileri, emperyalizme ilkesel olarak hiçbir biçimde karşı değildirler, onların dert edindikleri ABD’nin Türkiye’yi yeterince desteklememesidir. ABD Türkiye ile iyi geçindiği sürece bu ülkeyle hiçbir sorunları olmayacağını açıkça söylemektedirler.
  8. Devletteki Amerikan karşıtlığının siyasal temsilcisi olarak gösterilen CHP ve MHP, ABD karşıtı olmadıklarını her fırsatta dile getirmektedir. Cumhurbaşkanı Sezer de ABD ile ilişkilerin yaşamsal olduğunu ve vazgeçilmezliğini vurgulamaktadır.
Diğer yazılar
Yazılar
Etkinlikler
sandık görevli formu fotoğraflar afişler video müzik dostlarımız