IMF bile “dışarıya çok bağımlısınız” dedi...
Uşaklığa son verme zamanı!
15 Haziran 2007, Cuma

22 Temmuz seçimlerine giren partilerden TKP dışındaki hiçbiri, “Türkiye ekonomisini dışa bağımlılıktan kurtaracağız” demiyor. İş lafa geldiğinde IMF’ye karşı çıkan düzen partilerinin programlarında, yabancı sermayeyi teşvik edecekleri yazıyor. Yabancı sermaye girişlerine bağımlılığın kriz tehlikesi yarattığını açıklamaksa IMF’ye düşüyor!

Yabancı sermaye girişleri, Türkiye’yi bir ekonomik felakete sürüklüyor. Kapitülasyonlardan ve Düyun-u Umumiye idaresinden ancak Kurtuluş Savaşı sayesinde kurtulabilmiş olan ülkemiz, bugün, tek bir kurşun atılmadan sömürgeleştiriliyor. Sömürgeci emperyalistlere ve işbirlikçilerine karşı mücadele bayrağı açmanın zamanı geldi de geçiyor!

IMF İcra Direktörleri Kurulu’nun Türkiye ekonomisi ile ilgili değerlendirmeleri kamuoyuna açıklandı. Direktörler, kendileri tarafından hazırlanmış olan ekonomi programının başarılı bir şekilde uygulandığını vurgularken, Türkiye’nin yabancı sermaye girişlerine çok bağımlı hale geldiğini ve bunun da kriz tehlikesine yol açtığını saptamış.
Gerçekten de, Türkiye ekonomisi, yabancı sermaye girişlerine aşırı ölçüde bağımlı hale gelmiş durumda. Bunun temel nedeni, aşırı yüksek faizlerle borçlanıyor olmamız. Ülke olarak, kredi kartı borçlarını yeni kredi kartları alarak kapatmaya çalışan bir “müşteri” gibiyiz. Borçlarımızın bir bölümünü ödemek için daha fazla borçlanıyoruz. Bize yeni kredi kartları veriyorlar, çünkü elimizde hâlâ teminat gösterebileceğimiz bazı varlıklar var. Ama o kadar hızlı bir şekilde borçlanıyoruz ki, bunlar da bir süre sonra tükenecek.
Ülke olarak, maaşına haciz konmuş bir kredi kartı borçlusuna benziyoruz. Devlet gelirlerinin yarıya yakını borç faizlerinin ödemelerine gidiyor. Ve maaşına haciz konmuş bir borçlu nasıl evindeki eşyayı satmak zorunda kalabiliyorsa, devletin elindeki varlıklar da aynı şekilde, haraç mezat satışa çıkarılıyor.
On yıllardır yeni aldığımız borçlardan çok daha fazlasını faiz ve anapara olarak geri ödedik, ama borçlarımız azalmak bir yana daha da arttı.
Türkiye’nin yeni bir kriz tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyleyen IMF, bu krizi ertelemek için yapılması gerekenleri de tarif ediyor.
IMF’nin tarif ettiği “önlem”lerinin hepsi, ülkemizin bağımlılığını daha da artırmaya yönelik!
Örneğin, Merkez Bankası’nın yüksek faizlerle borçlanmaya devam etmesi ve döviz rezervlerinin daha da artırılması gerektiği söyleniyor. Bir kredi kartı borçlusuna şunu önermiş oluyorlar: Daha da yüksek faizlerle daha fazla borçlan ve aldığın parayı da evinde, yastığının altında sakla!
IMF’nin bir diğer isteği, özelleştirme programının sürdürülmesi. Yani, kredi kartı borçlusu, evinde ne kalmışsa satmalı...
Direktörlerin bir başka talebi, emek üretkenliği artırılırken ücretlerden alınan vergilerin azaltılması. İşçilerin eline geçen paradan değil, sermaye sahiplerinin ödediği vergilerden söz ediyorlar. Ne de olsa, Türkiye’deki madenleri, fabrikaları, bankaları, limanları satın alan yabancı sermaye sahipleri, “işçilik maliyetleri”nin daha da düşürülmesini istiyor!
IMF’nin son talebi ise elektrik fiyatlarına zam yapılması... Bu sektöre girmiş ve girecek olan yabancı sermaye sahiplerinin istekleri doğrultusunda...
Kısacası, AKP, CHP, MHP, Genç Parti ya da DP’nin iktidara gelmesi durumunda uygulanacak program da şimdiden belli...
Türkiye, uçuruma doğru sürüklenmeye devam edecek.
Çocuklarımıza tüm varlıkları yağmalanmış, iflasını ilan etmiş bir ülke bırakmak istemiyorsak, bu gidişe dur demek, uşaklığa son vermek zorundayız.
Yurtsever Cephe, uşaklığa karşı mücadele bayrağını açıyor. Yurtsever Cephe, uşaklığı reddedenleri TKP’ye oy vermeye çağırıyor.

Diğer yazılar
Etkinlikler
sandık görevli formu fotoğraflar afişler video müzik dostlarımız